İran Organik Derneği: İthal Tarım Ürünlerinin Sağlığına Dikkat Edilmeli
İran Organik Derneği, ithal edilen tarım ürünlerinde geçerli Non-GMO (genetiği değiştirilmemiş) veya transgenik olmayan sertifikasına sahip ürünlere öncelik verilmesini ve ithal tarım ürünlerinin menşei ile sağlığı üzerinde tam denetim uygulanmasını talep etti.
İran İslam Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri arasında ekonomik ve ticari işbirliğinin genişletilmesi ihtimalinin gündeme gelmesiyle birlikte, buğday, mısır, soya ve diğer gıda ve yem hammaddeleri gibi bazı temel tarım emtialarının tedariki ve ithalatı yeniden odak noktası haline gelmiştir.
İran Organik Derneği, ülkenin gıda güvenliğini sağlamaya, üretim maliyetlerini düşürmeye ve kamu refahını iyileştirmeye yönelik her türlü adımı memnuniyetle karşılamakla birlikte, toplum sağlığı, çevre koruma, biyolojik çeşitliliğin muhafazası ve tüketici haklarının tüm ticari anlaşmalarda temel bir ilke olarak dikkate alınması gerektiğini düşünmektedir.
Günümüzde dünyanın bazı ihracatçı ülkelerinde üretilen mısır ve soyanın önemli bir kısmı transgenik (GDO'lu) çeşitlerden oluşmaktadır. Bu ürünler hakkında dünyadaki bilimsel ve düzenleyici kurumlar arasında farklı görüşler bulunmakla birlikte, bunların çevre, biyolojik çeşitlilik, tarımsal girdi kullanım modelleri ve ülkelerin gıda güvenliği üzerindeki uzun vadeli etkileri konusunda hâlâ geniş kapsamlı tartışmalar sürmektedir.
Bu nedenle birçok ülke, tüketicilerin kullandıkları gıda maddeleri hakkında bilinçli karar verebilmeleri için transgenik ürünlerin üretimi, ithalatı, tüketimi ve etiketlenmesine ilişkin sıkı düzenlemeler getirmiştir.
Dünya gıda politikasında kabul görmüş olan "ihtiyat" ilkesi, bir teknolojinin uzun vadeli sonuçları konusunda bilimsel belirsizliklerin bulunduğu durumlarda, karar alıcıların ihtiyatlı davranması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu doğrultuda, gelişmiş ülkelerdeki birçok tüketici, geçerli Non-GMO sertifikasına sahip ürünleri veya organik ürünleri satın alıp tüketmeyi tercih etmektedir.
Son yıllarda küresel organik ve Non-GMO ürün pazarındaki kayda değer büyüme, kamuoyunun gıda kalitesi ve üretim menşei konusundaki farkındalığının arttığını göstermektedir. Bu küresel eğilim, gıda sağlığı ve tedarik zinciri şeffaflığının toplumların en önemli endişelerinden biri haline geldiğini ortaya koymaktadır.
İran da değerli doğal kaynakları, geniş iklim çeşitliliği ve sağlıklı tarım ürünleri üretimindeki köklü geçmişiyle, sürdürülebilir tarımın geliştirilmesi ve transgenik olmayan ile organik ürünlerin üretimi yolunda etkili adımlar atma kapasitesine sahiptir. Bu koşullar altında, ülkenin ithalat politikalarının da aynı hedefler doğrultusunda düzenlenmesi zorunludur.
Bu nedenle İran Organik Derneği, ülkenin saygın yetkililerinden, ilgili kurumlardan ve müzakere ekiplerinden, gelecekteki her türlü ticari anlaşmada buğday, mısır, soya ve diğer tarım ürünlerinin ithalatını geçerli Non-GMO sertifikası sunma, tedarik zincirinde tam şeffaflık ve ürün menşeinin izlenebilirliği koşuluna bağlamalarını talep etmektedir.
Günümüzde transgenik ve transgenik olmayan ürünler arasında yapılacak seçim yalnızca ticari bir karar değildir; bu, toplum sağlığı, gıda güvenliği, doğal kaynakların korunması ve ülkenin tarımsal geleceği alanında stratejik bir karardır. Şüphesiz bu konuya gösterilecek özen, gelecek nesillerin sağlığının korunmasında ve sevgili İran'ın sürdürülebilir kalkınmasında önemli bir rol oynayabilir.
Seyyid Rıza Nurani
İran Organik Derneği Başkanı
Lütfen yorum yapın