Toprak, Barış ve Gıda Güvenliği İçin Hayati Öneme Sahip
UNESCO Ulusal Komisyonu Genel Sekreteri Hasan Fertusi, toprakların yalnızca fiziksel bir kaynak olmadığını; çevresel sürdürülebilirlik, kültürel miras, barış ve gıda güvenliği için temel bir ortam olduğunu vurguladı.
UNESCO Ulusal Komisyonu Genel Sekreteri Hasan Fertusi, Dünya Toprak Günü kapsamında düzenlenen uluslararası sempozyumda toprakların önemine dikkat çekti. Fertusi, toprakların çevresel sürdürülebilirlik, kültürel miras, barış ve gıda güvenliği için yaşamsal bir zemin sağladığını belirtti.
Fertusi, entegre havza yönetiminin gerekliliğini ve çevresel tehditlere karşı alınacak önlemleri vurguladı. UNESCO’nun disiplinlerarası yaklaşımı ile birçok kültürel ve doğal miras alanının toprağa saygı ve bilinçli yönetim temelinde şekillendiğini ifade etti.
Toprağın canlı ve dinamik bir varlık olduğunu; su döngüsünü, biyolojik çeşitliliği ve gıda üretimini düzenlediğini söyleyen Fertusi, son yıllarda hızlı kentleşme, kirlilik ve yanlış yönetimin toprağa benzeri görülmemiş bir baskı uyguladığını belirtti.
Toprak sağlığı, şehirlerin direnç kapasitesini artıran kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. Fertusi, sağlıklı toprakların suyu depolayabileceğini, kirliliği filtreleyebileceğini ve şehirleri sel ve kuraklığa karşı daha dayanıklı kıldığını anlattı. Kötü toprak yönetiminin sel riskini, su kaynaklarının kirlenmesini, erozyonu ve yeşil alan kaybını artırdığını, hatta sosyal sorunlara yol açabileceğini vurguladı.
Fertusi, UNESCO kapsamındaki Uluslararası Entegre Havza Yönetimi Merkezinin İran’daki stratejik önemine değinerek, merkezin bilgi paylaşımı, kapasite geliştirme, uygulamalı araştırmalar ve bölgesel-uluslararası işbirliği için önemli bir platform olduğunu belirtti. Bu çalışmalar, ulusal deneyim ile UNESCO’nun küresel ağı arasında başarılı bir bağ oluşturuyor.
Toprak koruma ve havza yönetimindeki yeniliklerin, yerel topluluklar için umut yarattığını ve tersine göçü teşvik edebileceğini söyleyen Fertusi, insanlığın geleceğinin bu ince ama hayati toprak tabakasına bağlı olduğunu hatırlattı. Bilinçli kararlar, bilimsel politika ve etkin işbirliğiyle bu mirasın gelecek nesillere aktarılması gerektiğini ifade etti.
Sempozyumun somut ve sürdürülebilir adımlara dönüşmesi için UNESCO Ulusal Komisyonu’nun işbirliğine hazır olduğunu da ekledi.
Lütfen yorum yapın